Çek iptali davası, kanunda sayılan belirli koşulların ortaya çıkması halinde hak sahibi olan kişi tarafından açılabilen bir davadır.

            Çek, bir bankaya hitaben yazılmış ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda ve Çek Kanunu’ndaki hükümlere göre düzenlenmiş, ödeme emri niteliğinde olan kıymetli bir evraktır.

Çek İptali Mümkün Müdür?

            Çek, Türk Ticaret Kanunu uyarınca bir kıymetli evrak olup, kanunun 651. Maddesinde düzenlenen hükümdeki şartların ortaya çıkması halinde iptali mümkündür.

            İlgili hüküm gereğince; ‘’Kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir. Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir.’’

            Çek iptali davası açılabilmesi için çekin zayii olması gerekmektedir. Çekin zayii olması, çekin çek hamilinin rızası dışında elinden çıkması, çalınması veya kaybolmasıdır. Bu durumda hak sahibi olan yani çek rızası dışında olan kişi, çekin rızası dışında elinden çıktığını (örneğin çalındığını) ispata yarar delillerini mahkemeye sunarak çekin iptaline karar verilmesini talep edebilir. Ancak yalnızca çek iptali davasının açılması, çeki elinde bulunduran kişinin çeki bankaya ibraz ederek banka tarafından ödenmesini engellemez. Bu durumda çek iptali davası açıldığında mahkemeden ayrıca ödemeden men kararı verilmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı talep edilmesi gerekmektedir.

Ödemeden Men Kararı Nedir?

            Ödemeden men kararı, çek iptali davası açılması durumunda talep edilebilen, mahkemece çekin  muhatap banka tarafından ödenmemesi yönünde verdiği ihtiyati tedbir kararıdır. Çek iptali davası açılması, bir kıymetli evrak olan çekin bankaya ibrazı halinde ödenmesini durdurmayacağından, bu hususta bir tedbir kararı verilmesi gerekmektedir. Çeki rıza dışında elinden çıkan hak sahibi, bu durumu yaklaşık olarak ispata yarar delilleri mahkemeye ibraz ettiğinde mahkemece, çekin muhatap banka tarafından ödenmesini engeller nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. Bu durumda çekin banka tarafından ödenmesi dava sonuna kadar önlenebilecektir.

            Türk Ticaret Kanunu’nun 663. Maddesinde ‘’Mahkeme, dilekçe sahibinin, senedin zilyedi bulunmuş ve onu zâyi etmiş olduğuna dair yaptığı açıklamaları inandırıcı bulursa, belli olmayan hamili ilan yoluyla, senedi belirli bir süre içinde ibraz etmeye çağırır ve aksi takdirde senedin iptaline karar verileceğini ihtar eder. Sürenin en az altı ay olarak belirlenmesi gerekir; bu süre ilk ilan gününden itibaren işlemeye başlar.’’

            Aynı kanunun 757. Maddesinde;’’ İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir.’’

            Çekin zayii olması halinde bu durumun ve çekin mahkemeye ibraz edilmesi gerektiğinin Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan yoluyla bildirilmesi gerekmektedir. İlan üzerine mahkemece çek hakkında ödemeden men kararı ile çekin iptaline karar verilebilecektir.

            Kıymetli evrakı eline geçiren kişi bilindiği takdirde, mahkeme, dilekçe sahibine iade davası açması için uygun bir süre verir.  Dilekçe sahibi verilen süre içinde davayı açmazsa, mahkeme, muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır.

            Çekin zayii olması, rıza dışında elden çıkması dışında kanunda düzenlenen şartları taşıyan bir çekin iptali ve ödenmesinin engellenmesi söz konusu değildir. Çek iptali davasında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup, yetkili mahkeme ise ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki ticaret mahkemesidir.

Çekin Karşılıksız Çıkması Nedir?

Muhatap bankaya ibraz edilen çekin karşılıksız çıkması, banka tarafından çek bedelinin ödenememesidir. Muhatap banka tarafından bir çeke karşılıksızdır ibaresi düşülmesi halinde kanun çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, bin beş yüz güne kadar adli para cezasına hükmolunacağını düzenlemiştir.

            Yargıtay da çekin rıza dışında elinden çıktığına dair inandırıcı delillerin mahkemeye ibrazının gerektiği, bu durumda ödeme yasağı verilebileceği yönünde karar vermektedir.

             ‘’6102 s. TTK’nın 757 vd. maddelerinde düzenlenen zayi sebebiyle iptal davalarında, davacının öncelikle davaya konu çek ya da senedin kendi elinde iken kaybolduğunu inandırıcı delillerle ispat edecek delilleri sunması, senedi elinde bulunduran kişiler bilinmiyorsa, mahkemece Ticaret Sicili Gazetesinde ilan yapılmasına karar verilmesi ve en az üç ay süreyle senedi elinde bulunduran kişilere senedi mahkemeye sunmaları için süre verilmesi gerekir. Şayet bu süre içerisinde senedi eline geçiren kişi ortaya çıkarsa veya TTK m. 758 uyarınca, senedi elinde bulunduran baştan itibaren biliniyorsa, mahkeme, davacıya senedin istirdadı davası açması için uygun bir süre verir. Somut olayda, davacının verilen süre içinde davayı açmaması halinde ise, mahkemenin, muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırması gerekir iken, yazılı talepte bulunan mümeyyiz alacaklının beyanını hiç dikkate almaksızın, bedeli ödenmeyen davaya konu çek yönünden ödeme yasağına dair ihtiyati tedbir kararını ortadan kaldırmadığı gibi çekin de iptaline karar vermiştir. Açıkça kanuni düzenlemelere ve hukuka aykırı olan kararın bozulmaması halinde, temyiz eden müdahilin yegane başvuracağı yol, Dairemizin içtihatları doğrultusunda ortaya çıkmış olan “iptalin iptali” davasıdır.’’ (YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2016/9815 K. 2018/2583 T. 11.04.2018)

‘’Çek zayii nedeniyle açılan davada verilmiş bulunan iptal kararı, bir ilam değil, tespit niteliğini haiz bir karardır. Ayrıca bu karar, hasımsız olarak verilmiş bulunduğundan davada taraf olmayan iyi niyetli üçüncü kişileri bağlamaz. Bu husus, ticari senetlerin güvenli tedavül etmesinin de tabii sonucudur.’’ (YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ E. 2014/23213 K. 2014/24259 T. 20.10.2014)