Boşanmanın mali sonuçlarından olan ve boşanmaya ya da eşlerden birinin ölümüne bağlı olarak açılabilen mal paylaşımı davası, evlilik birliği içerisinde eşler tarafından edinilen malların paylaşımına ilişkin dava türüdür. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca; yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimi kabul edilmiştir. Eşler arasında sözleşme ile başka bir mal rejimi kabul edilmemişse kanunda belirtilen bu mal rejimi mal paylaşımı davasında uygulanacaktır.
I.Mal Rejimi Türleri:
Türk Medeni Kanunu’nun 202. Maddesi uyarınca edinilmiş mallara katılma rejimi yasal mal rejimi olarak kabul edilmiştir. Ancak eşler mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer mal rejimlerinden birini kabul edebilirler. Eşler dilerse mal ayrılığı rejimini, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı rejimlerinden birine ilişkin sözleşme yaparak bu rejimleri kabul edebilirler. TMK. md. 205/1’e göre, “Mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Ancak, taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilirler.
Eşler arasındaki mal rejiminin sona erme anı eşlerden birinin ölümü veya boşanma davasının açılması anıdır. Bu andan itibaren tasfiye dediğimiz aşamaya geçilir.
II.Mal Paylaşımı Davası Ne Zaman Açılabilir?
Mal paylaşım davası boşanma davasının açılmış olması koşuluyla kanunda düzenlenen zamanaşımı süresi içerisinde açılmalıdır. Boşanma davaları sonrasında açılacak olan mal paylaşım davaları için zamanaşımı süresi boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren başlar. Boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren zamanaşımı süresi ise 10 yıldır. Uygulamada mal paylaşım davaları boşanma davası ile birlikte açılabilmektedir. Boşanma davası ile birlikte mal paylaşımı davasının da açılmasının sebebi, eşlerin boşanma davasının açılmasıyla birlikte evlilik birliği içerisinde edinilen malları için tedbir kararı talep ederek mal kaçırma ihtimalinin önüne geçebilmektedir.
III. Boşanma Davası Sonrasında Mal Paylaşımı Nasıl Olur?
Boşanma davasının kesinleşmesiyle birlikte mal paylaşım davasında tarafların evlilik birliği içerisinde edinmiş oldukları mallar hakkında paylaşım yapılır. Bu davada katılma alacağı ve değer artış payı alacağı talep edilebilir. Katılma alacağı, eşlerden her birinin evlilik birliği içerisinde edindiği mallardan bu mallara ilişkin borçların çıkarılması ile kalan miktardan diğer eşin talep edebileceği miktardır. Kural olarak eşler arasında yarı yarıya paylaşım yapılır. Değer artış payı alacağı ise, eşlerden birinin bir malın edinilmesine katkıda bulunması halinde bu katkı sonucunda edinilen malda bir artış meydana gelmişse buna ilişkin talepte bulunulabilen alacak türüdür.
Peki mal paylaşımı davasında eşler arasında paylaşım nasıl gerçekleştirilir?
Mal paylaşımı davasında, evlilik birliği içerisinde edinilen mallar paylaşıma konu olur.
Edinilmiş Mallar Nelerdir?
Edinilmiş mal, mutlaka evlilik birliği içerisinde edinilmelidirve mutlaka kazanç karşılığı edinilmelidir. Kişisel malların gelirleri de edinilmiş mal kabul edilir,.Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 219. Maddesi gereğince edinilmiş mallar;
‘’TMK. md.219-Bir eşin edinilmiş malları özellikle şunlardır;
1. Çalışmasının karşılığı olan edinimler,
2. Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler,
3. Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,
4. Kişisel mallarının gelirleri,
5. Edinilmiş malların yerine geçen değerler.’’
Dolayısıyla evlilik birliği içerisinde edinilen taşınır, taşınmaz mallar, çalışma karşılığı alınan ücret, kıdem tazminatı, emekli ikramiyesi, şirket hisselerinin gelirleri, kira gelirleri gibi ekonomik değerler edinilmiş mal olarak kabul edilerek mal paylaşımı davasına konu edilebilir.
*Ancak eşlerden her birinin kişisel malları mal paylaşımı davasına konu edilemez.
Aşağıda sayılanlar, kanun gereğince kişisel maldır (TMK. md. 220):
1. Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,
2. Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,
3. Manevî tazminat alacakları,
4. Kişisel mallar yerine geçen değerler.
Görüldüğü üzere, kanunda kişisel malların, miras veya bağış yoluyla edinilen kazanımların ve manevi tazminatların mal paylaşımına konu edilemeyeceği düzenlenmiştir.
IV.Mal Paylaşımı Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir?
Mal paylaşımı davasında görevli mahkeme Aile Mahkemeleri, aile mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde ise aile mahkemelerinin görev ve işlerine bakan asliye hukuk mahkemesidir.
Yetkili mahkeme ise Türk Medeni Kanunu’nun 214. Maddesi gereğince;
E. Mal rejiminin tasfiyesi davalarında yetki
Madde 214 – Eşler veya mirasçılar arasında bir mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalarda, aşağıdaki mahkemeler yetkilidir:
1. Mal rejiminin ölümle sona ermesi durumunda ölenin son yerleşim yeri mahkemesi,
2. Boşanmaya, evliliğin iptaline veya hâkim tarafından mal ayrılığına karar verilmesi durumunda, bu davalarda yetkili olan mahkeme,
3. Diğer durumlarda davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi
Yetkilidir.
Mal paylaşım davaları teknik ve hukuki bilgi ile deneyim gerektiren dava türü olup hak kaybına uğramamak adına bu alanda çalışan uzman avukatlardan hukuki destek alınması tavsiye edilir.

