İndirim dönemleri, özellikle Kasım aylarındaki yoğun kampanyalarla birlikte, tüketicilerin en fazla alışveriş yaptığı zamanların başında gelmektedir. Ancak bu dönem, aynı zamanda en çok şikâyetin yaşandığı süreçlerden biridir. Yanıltıcı indirimler, geç teslimatlar, hatalı ürünler ve iade süreçlerindeki belirsizlikler, tüketici hukukunun temel uygulama alanlarını oluşturur.. Bu nedenle kampanya dönemlerinde hem satıcılar hem tüketiciler için hukuki sınırların doğru bilinmesi önem taşır. Bu makalemizde satın alınan ürünlerle ilgili tüketicilerin en çok karşılaştığı sorunlar üzerinde duracağız..
1. “Sözde İndirim” Sorunu ve Fiyat Etiketi Düzenlemeleri
Son yıllarda en çok şikâyet edilen konuların başında, kampanya öncesi fiyat artırılıp indirim zamanında “düşürülmüş gibi” gösterilen fiyatlar gelmektedir. Mevzuata göre satıcılar, bir ürünün önceki fiyatıyla indirimli fiyatını net şekilde göstermek ve tüketiciyi yanıltmamak zorundadır. Ticaret Bakanlığı da bu alanda yoğun denetim yapmaktadır. Bu nedenle tüketiciler, indirim döneminde fiyat değişikliklerini takip ederek şeffaf olmayan uygulamalar karşısında şikâyet hakkını kullanabilir.
Fiyat Etiketi Yönetmeliğinin 11. Maddesinde;
İndirimli satışlar
MADDE 11 – (1) İndirimli satışa konu edilen mal veya hizmetin indirimli satış fiyatı, indirimden önceki fiyatı, tarife ve fiyat listeleri ile etiketlerinde gösterilir. İndirimli satışa konu edilen mal veya hizmetin indirimden önceki fiyattan daha düşük fiyatla satışa sunulduğunun ispatı satıcı veya sağlayıcıya aittir. Yapılan indirimin miktarı veya oranı hesaplanırken indirimli satış fiyatından bir önceki satış fiyatı esas alınır.
(2) Fiyat indirimine giren mal veya hizmetin etiket, tarife ve fiyat listelerinde, bu Yönetmeliğe göre yer alması gereken hususlara ek olarak, indirimli satış fiyatının, bu Yönetmelik hükümlerine aykırı olmamak üzere malın veya hizmetin indirim öncesi satış fiyatıyla birlikte ve aynı büyüklükte gösterilmesi zorunludur.
Yönünde düzenleme yer almaktadır.
11 Ekim 2025 Tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Fiyat Etiketi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikte ilgili maddeye aşağıdaki şekilde ekleme yapılmıştır.
MADDE 5- Aynı Yönetmeliğin 11 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İndirimli satışa konu edilen mal veya hizmetin indirimden önceki satış fiyatının tespitinde, mal satışlarında indirimin uygulandığı tarihten önceki on gün içinde uygulanan en düşük fiyatı esas alınır. Meyve ve sebze gibi çabuk bozulabilen mallar ile hizmetlere ilişkin etiket, tarife ve fiyat listelerinde indirim miktarı veya oranı hesaplanırken indirimli fiyattan bir önceki fiyat esas alınır.”
Buna göre bir ürünün indirimli olup olmadığının tespiti için indirimin uygulandığı tarihten önceki on gün içinde uygulanan en düşük fiyat dikkate alınır.
2. Online Alışverişlerde Teslimat ve Cayma Hakkı
E-ticaret sisteminin giderek artmasıyla birlikte teslimat gecikmeleri ve eksik–yanlış gönderimler daha sık gündeme gelmektedir. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 48/4. Maddesi gereğince Mesafeli satış sözleşmelerinde tüketicinin 14 gün içinde cayma hakkı bulunmaktadır. Bu hak, hiçbir gerekçe gösterilmeden kullanılabilir. Ancak bazı ürünlerde (hijyen ürünleri, kişiye özel hazırlanan ürünler vb.) istisnalar mevcuttur. Satıcıların cayma hakkının kullanılmasını zorlaştıran uygulamalar yapmaları ise hukuken mümkün değildir..
3. Ayıplı Ürünlerde Tüketicinin Seçimlik Hakları
Tüketicinin teslim aldığı ürün ayıplı ise 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki kanunun 11. Maddesinde birden fazla çözüm yolu yer almaktadır:
- Ürünün ücretsiz onarımı,
- Ayıpsız misli ile değişimi,
- Bedelde indirim hakkı
- Sözleşmeden dönme ve bedel iadesi hakkıdır.
Bu haklardan hangisinin seçileceğine tüketici karar verir. Ayıplı ürünlerde seçimlik hakkın kullanılması ürünün bedeli 2025 yılı Tüketici Hakem Heyeti sınırı olan 149.000 TL’nin altındaysa hakem heyetine başvuru yapılarak, bu tutarın üzerindeyse Tüketici Mahkemelerinde dava açılarak mümkündür.
4. Kargo Ücretleri, İade Süreçleri ve Satıcının Yükümlülükleri
Cayma hakkının kullanıldığı durumlarda satıcı, ürün bedelini en geç 14 gün içinde iade etmekle yükümlüdür. Ayrıca satıcı, sözleşmede aksi belirtilmedikçe iade kargosundan tüketiciyi sorumlu tutamaz. Bu noktada tüketicilerin iade sürecini mağduriyete yol açmayacak şekilde yürütebilmesi için bilgilendirme yükümlülüğü de satıcıya aittir.
5. Tüketici Hakem Heyetleri ve Uyuşmazlıkların Çözümü
Tüketiciler ile satıcılar arasındaki uyuşmazlıkların büyük bölümü, Tüketici Hakem Heyetleri aracılığıyla hızlı ve masrafsız şekilde çözülebilmektedir. 2025 yılı için Tüketici Hakem Heyeti başvuru sınırı 149.000 TL’dir. Hakem heyeti başvurusunun tamamen ücretsiz olması ve ortalama 6 ay gibi bir sürede karar verilmesi, tüketicilerin haklarını daha kolay aramasını sağlamaktadır.
Tüketici Hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda hak kaybına uğramamak adına tüketici hukuku alanında uzman ve deneyimli bir avukattan destek alınması önerilir.
6. Emsal Kararlar
- Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2015/24055 E. 2017/12619 K. Sayılı ve 18.12.2017 Tarihli İlamı;
“Mahkemece, sözleşmede belirtilen 14 günlük cayma süresinde sözleşmeden cayıldığına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı ve davacının tanık deliline de dayanmadığı, bu sebeple davacının cayma hakkını kullandığını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, canlı ders ile ilgili sözleşme yaptığını ve bu konuda kendisine şifre verilmediğinden bundan yararlanamadığını iddia etmiş olup 6502 Sayılı kanunun 47. maddesinin 4. fıkrasında mal ve hizmetin sunulduğunun satıcı ve sağlayıcı tarafından ispat edilmesi gerektiği, 6. fıkrasında ise satıcı ve sağlayıcının yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde tüketicinin cayma hakkını kullanmakta 14 günlük süreye bağlı olmadığı açıkça belirtilmiş olup mahkemece bu hususlar değerlendirilmeden 14 günlük süre içerisinde cayma hakkı kullanılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.”

